BASINDA BİZ

Binalar artık nemden çürümeyecek

Nem yapıların içindeki betonu çürütüyor ve binayı beton yığınına çeviriyor. Dizayn Grup, yapıları nemden koruyacak bir teknoloji geliştirdi. Uygulamayı Ihlamur Kasrı'nda yaptı.
Binalar artık nemden çürümeyecek
 
GİRİŞ 12.04.2005 09:40GÜNCELLEME 12.04.2005 09:40
 
Kendine akışkanların dünyasını faaliyet alanı olarak seçen Dizayn Grup, bu kez yeni bir alana girdi. Yapıların ömrünü yok eden neme savaş açtı. Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mirmahmutoğulları, geliştirdikleri yöntemle Ihlamur Kasrı ve Dolmabahçe Sarayı'nı nemden kurtardıklarını açıkladı.
 
Dizayn Grup, 1987 yılında akışkanlara yön vermek amacıyla kuruldu. Genç girişimci İbrahim Mirmahmutoğulları, ortaya koyuduğu ürünlerle, kısa sürede uluslararası alanda başarılar elde etti. Bu başarıları, ona 2003 yılında Dünya Genç Girişimciler Büyük Ödülü'nü kazandırdı.
 
Mirmahmutoğulları'nın kurduğu Dizayn Grup, kısa geçmişine rağmen Türkiye'de en çok patente sahip ikinci şirket konumuna geldi.
 
 
BİNALARDAKİ GİZLİ TEHLİKE
 
Dizayn Grup bu kez, yapıların ömrünü çürüten neme karşı savaş açtı. İki yıldan bu yana üzerinde çalıştığı projeyi hayata geçirdi. Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mirmahmutoğulları, projesini açıklamak için seçtiği mekan, neme karşı korumada başarı sağlanan iki tarihi yapıdan birisi oldu. Ihlamur Kaskı'nda projesini tanıtan Mirmahmutoğulları, önce binalardaki iki büyük soruna dikkat çekti. Şunları söyledi:
 
'Kapiler nem içten içe bütün binaları çökerten geleceğimizi bloke eden büyük bir sorun. Yapının gerçekten büyük bir sorunu. Binanın içine sinsice giren içerisinde içerisinde tuzları taşıyan nem binayı bizim olmaktan, kıymetli olmaktan çıkıyor ve içinde bulunan insanların mezarı olmaya giden yolu hazırlayor.'
 
İbrahim Mirmahmutoğulları, bu kapiler nem ve radon gazının nasıl tehlike oluşturduğunu da anlattı:
 
'İki şekilde oluyor, 1 bütün binalar vakum etkisi yapan kılcal damarlarla dolu. Milyonlarca kılcal borunun rutubeti emmesiyle ikinci olarak artı ve eksi kutupların birbirini çekmesi espirisi içerisinde binanın içine rutubet topraktan emiliyor. Çünkü bina eksi rutubet artı gibi çalışıyor.'
 
 
'BODRUMDA OLANLARI GÖRMÜYORUZ'
 
Dizayn Grup Yönetim Kurulu Başkanı, evlerin bodrumlarını görmediğimiz için bu tehlikenin farkedilmediğine dikkat çekti:
 
'Biz üst katlarda oturanlar alt bodrum katlarda ne yaptığını bilmiyoruz. Oysa burda bulunan basın mensuplarınında evlerinin bodrum katlarında çok büyük ihtimalle rutubet emiyor. Emilen tuzlu su kolonlarda etkili bir şekilde yürüyüp betonla demirin alakasının kesiyor ve bir mucizeyi ortadan kaldırıyor. birbirinden ayrı iki değer bazen yer sarsıntısıyla bazen zümrüt apartmanında olduğu gibi yer sarsıntısına gerek kalmadan binanın içindekilerle yıkılıyor.'
 
'Yapıların yüzde 64'ünde donatı paslanması var' diyen Mirmahmutoğulları, tanıtımını yaptıkları Mirline'ın bu soruna kesin çözüm sunduğunu anlattı:
 
'Bu çözüm yoluyla Dolmahçe, İstanbul Üniversitesi Beyazıt kapısının karşısındaki hat kapısında yapıldı. Buralardan iyi sonuç aldığımız düşünüyoruz.'
 
 
DOLMABAHÇE VE IHLAMUR KASRI KURTARILDI
 
Mirline, apartmanlardan plazalara kadar her türlü binanın ömrünü kısaltan nem ve radon gazının olumsuz etkilerini ortadan kaldırıyor. Mirline, binanın ömrünü uzatırken, deprem riskini de en aza indiriyor. Bir buçuk yıldan bu yana Ihlamur Kasrı ve Dolmabahçe Sarayı'nın bir bölümünde denenen Mirline, deprem uzmanlarından da tam not aldı.
 
Yer Bilimleri ve Deprem Uzmanı Prof. Ahmet Ercan, Mirmahmutoğulları'nı binaların hizmetine sunduğu sistemden dolayı kutladı.
 
 
PROF. ERCAN: DİŞ ÇÜRÜMESİ GİBİ
 
Prof. Ahmet Ercan, insan vücudu ile binalar arasında ilgi çekici bir benzetme kurdu.
 
'Yapı neyin üzerinde durursa dursun yapının temelinde ıslaklık varsa bu ıslaklık temelden başlayıp ayaklara, bacaklara, gövdeye ordan başa kadar gider. Kemik olan yer donatılar içindeki çelikler. Binada gözenekliyse ki İstanbul'daki yapıların İstanbul İnşaat Mühendisleri verilerine göre beton kalitesi 20 olması gerekirken 8'dir. Bu da gözeneklerin çok olduğu anlamına gelir. Yerden gelen ıslaklık ve betondan alınan oksijen betonda çürüme yapar.
 
Diş nasıl içten çürümüye başlar fakat dışardan sağlam görünür o sonra düşür. Depremde binayı yandan vurur çalkalar, vurduğu zaman kemiğin neresi incelmişse paslanma ve ıslaklık nerde fazlaysa ordan yapıyı kırar, orda yapı göçer.'
 
İbrahim Mirmahmutoğulları, daha sonra Ihlamur Kasrı'nda uygulanan Mirline sistemini yerinde tanıttı:
 
'Binada hiç bir tahribat yapmıyoruz, inşaat işi çıkarmıyoruz. Sadece 8 milimetre elektrik kablosu geçeçek kadar yer açıyoruz. Bu sistem rutubeti geldiği yerden geri gönderiyor. Görünmez bir çizgi oluşturuyor ve rutubeti binanın epeyi dışına gönderiyor.'
 
 
'MİRLİNE BU SORUNU ÇÖZECEK'
 
Mirmahmutoğulları, soruları yanıtlarken, sorunun büyüklüğüne dikkat çekti.
 
'İnsanların çok büyük bir sorunu var. Akşam eve gittiği zaman bina gece istenmeyen bir sorun olduğu zaman büyük bir risk taşıyor. Bu gün raporlar gösteriyor ki Türkiye'deki binaların yüzde 64'nün iç donatı paslanmasıyla karşı karşıya. Bu iç donatı paslanması demirle beton için büyük bir tehlike. İnsanların geleceğini mahvedecek büyüklükte.
 
Dizayn Grup şuan binanın iç yapısındaki bu zoruna dur diyebilicek bir teknoloji geliştirdi. Teknoloji inşaatla yapılan birşey değil, tamamıyla suyun geldiği gibi binanın dışına çıkarabilecek elektro manyetik bir çalışma moleküler yönetim.'
 
Mirmahmutoğulları, Mirline'ın binalar için kalıcı çözüm olduğu vurgusunu her fırsatta yapmaya çalıştı.
 
'Temelin en son noktasındaki yerden yaklaşık 10 - 15 cm daha geriye gönderiyor ve bir daha içeri girmesine izin vermiyor. Bu sistemin adı Mirlayn.... Y anlış ile doğru arasındaki kalın çizgi. Binanın altına bir çizgi çekiyoruz ve bir daha rutubetin gelmemesini sağlıyoruz.'

Diğer Haberler